mithat samsama facebook hesabı mithat samsama twitter hesabı mithat samsama instagram hesabı mithat samsama pinterest hesabı mithat samsama linkedin hesabı
Anasayfa » Sürdürülebilirlik » Sürdürebilir Strateji!..
Sürdürebilir Strateji!..
 
 
Günümüzde birlikte aynılaşma eğilimi gösteren ürünlerin, hizmetlerin ve markaların diğerlerinden ayrışma çabası, iletişim ve pazarlamanın omurgasını oluşturuyor…
 
 
Aslına bakacak olursanız hemen, hemen herkes insanın sadece kendi çıkarı peşinden koşmasının, bütün becerisini rakiplerine üstünlük sağlamak için kullanmasının son derce kısır bir yol olduğunu, bu yolun  refah ve büyüme sağlamadığını artık biliyor.
 
Artık rekabete ve büyümeye “yeni” gözlüklerle bakmak zorundayız. Yeni bakış açıları ve taze bir zihinle, farklı çıkar gruplarının uzlaşmasını sağlayacak çok sesli ve çok renkli bir dünya için çaba göstermek zorundayız. Artık kendimizi “diğerlerinden” soyutlayamayız. Herkesle ve dünyayla bütünleşerek yaşamasını öğrenmek mecburiyetindeyiz.
 
Radikal değişimi getiren “icat”ların yerini, gitgide daha fazla, ılımlı değişime yol açan “yenilik”lerin alması da bunun belirgin bir göstergesidir. Hayatımızda icatlara hala yer var, ama koşulsuz olarak değil.
 
Artık kendi çalışanları ve iş ortakları için “kazan-kazan” anlayışına dayanmayan, “sürdürülebilir”  stratejilerle çalışmayan şirketlerin ayakta kalması çok zor. Bu şirketler ne kadar güçlü ve büyük olurlarsa olsunlar, sosyal bilincin yükseldiği yeni dünyada kendilerine yer bulamayacaklar.
 
İnsan ve değerler odaklı bir yönetim anlayışını benimsemek, samimi ve şeffaf bir tutum sergilemek, sadece ürünlerde değil toplumsal konularda da  yenilikçi yaklaşımlar geliştirmek bu çağın markaları için vazgeçilmez stratejiler olacak. Markalar ancak bu anlayışı benimsedikleri takdirde müşterileriyle bir anlam bağı kurabilecekler.
 
Hepimiz, sürdürülebilir kalkınmanın artık sadece devletlerin ya da Sivil Toplum Kuruluşlarının işi olmadığının farkında olmalıyız.
 
Sosyal girişimcilik anlayışı, toplumsal sorunların çözümünde bireylerin ve sosyal grupların, devletlerden ve şirketlerden daha etkin bir şekilde işin içine girmeleri anlamına geliyor. Sorunların tespit edilmesinde ve çözüm yollarının yaratılmasında bireylerin birebir sorumluluk ve yetki alması sivil girişimciliğin özüdür.
 
Sosyal girişimciler kendilerine “durumdan vazife” çıkaran, toplumu tehdit eden sorunlara yenilikçi çözümler getirmek için çabalayan bireylerdir. Tıpkı şirketler gibi onlar da sorun ve fırsatları fark etme, risk alma ve yenilikçi yollarla çözüme gitmeye odaklanırlar. Hiç bireysel çıkar gözetmeden kendilerini önemli gördükleri toplumsal sorunların çözümüne adarlar, etraflarındakileri de harekete geçirip mücadeleye dahil ederler.
 
Bu sebeple ben sosyal girişimcileri, her şeyin mümkün olduğunu dünyaya kanıtlayan rol modeller olarak görüyorum.
 
Onlar hayata ve çevrelerine karşı gösterdikleri duyarlılıkla başkalarının göremediği sorunları görüyorlar. Dünyayı değiştirebileceklerine inanacak kadar idealist ama hayallerini gerçekleştirebilecek kadar da gerçekçiler. İlham vericilikleriyle herkesi motive ediyor, pozitif enerji yayıyorlar. Sorunlar kadar çözümleri de görerek yeni fırsatlar yaratıyorlar.
 
Sosyal girişimcilik sorunların şikayetçisi olmak değil, çözümün bir parçası olarak yaşadığımız dünyaya sahip çıkmaktır.
 
Sosyal girişimcilerin toplumdaki etkisini gören diğer kişiler ya da kurumlar onlardan ilham alır, onların çalışmalarından etkilenir. Giderek büyüyen etkileşimle toplumda sistematik değişiklikler önce yerel sonra bölgesel ve ulusal etki oluşturmaya başlar.
 
Mevlana “İnsanın değeri aradığı şeydir.” der. Dünyanın sosyal girişimcilere, onların yaratacağı enerjiye bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Ben sosyal girişimcilerin hepimize ilham ve cesaret kaynağı olmaktan öte yarattıkları bu ruhun yeni yönetim anlayışlarına da çok önemli katkıda bulunacağına inanıyorum. Şirketlerin bu sorumluluk alma ve gönüllülük gösterme ruhundan çok şey öğreneceklerine inanıyorum.
 
Son olarak, iş hayatında olduğu gibi sosyal girişimlerde de yeni fikirlerin test edilmesinde riskten korkmak, yaratıcılığı sınırlandırır. Bu konudaki anlayışımızı değiştirmek, denenmemişi denemek sosyal konularda önemli atılımların başlangıcı olabilir.  
 
Özetle, sosyal ve çevresel sorunların çözümü yenilikçilik ve iyi yönetimle sağlanır. Ülkemizde sosyal sorunların çözümü için bu anlayışa sahip sosyal girişimcilere ihtiyaç var.
 


YORUMLAR

Yorum Yaz

PROFİLİM

1977 yılında Adıyaman’ın Gerger ilçesinde dünyaya geldi. Kalabalık bir ailede büyüdü. 
Devamı ...

TWEETS

KİTAP YORUM

GÜÇLÜ MARKALAR

Devamını Gör
KÜRESEL MARKA

Devamını Gör
DİVAN-I HİKMET

Devamını Gör
GÖRÜNMEYENİ DÜŞÜNMEK

Devamını Gör
YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İÇİN

Devamını Gör

E-Bulten

Yukarı